SELIN OZKOK ILE EVLILIK UZERINE KONUSTUK...

Evlilik gemisinin kaptanı KADINDIR!




    Eşinizle aranızda iletişim sorunu mu var ya da kayınvalidenizle problem mi yaşıyorsunuz? Ünlü terapist Selin Özkök Karacehennem, aile ilişkileri konusunda altın öğütlerde bulundu
İSTANBUL Üniversitesi Pedagoji mezunu olan Selin Özkök Karacehennem, uzun yıllar yurt dışında yaşadı. 1997 yılında Amerika’da en başarılı 200 kadın arasına seçildi. Karacehennem, son 15 yıldır evlilik ve ilişki sorunlarıyla ilgileniyor. Bu konuyla ilgili iki kitabı da bulunan terapist, evlilik ve sorunları üzerine bir televizyon programı yapıyor. Ayrıca danışmanlık hizmeti veren Karacehennem ile Etiler’deki ofisinde samimi bir sohbet gerçekleştirdik.

  • Evlilik terapisti olarak ne yapıyorsunuz?
    Çiftleri önce birlikte dinliyorum. Kavga ediyorlar, münakaşa ediyorlar. Ben işin profilini çıkarıyorum. Ve evliliğin önce alt yapısını düzeltiyorum. Alttan su alan bir yer üstüne ne koysan mahvolur. Önce bu suyun nereden geldiğini bulmak lazım. Sızıntıları saptamak lazım. Onları bulduğum zamanda bi iki kişiyi ortada nasıl buluştururum diye düşünüyorum. Evlilik tek kelimeyle ortada buluşma sanatıdır. Her iki tarafta yapabildikleri konularda bazı şeylerden vazgeçiyorlar. Ama kendi istekleriyle. Hiç kimseyi o istemezse değiştiremezsiniz. Terapi bittikten sonra da haftada bir tekrar geliyorlar. Bakıyorum ben zayıflattım ama onlar diyet listesine tam uyuyorlar mı diye...
    İhanet olayları artıyor
  • Kadınlar size en çok hangi vakalarla geliyor?
    En fazla ihanet olaylarıyla karşılaşıyorum. Ondan sonra gelen konu ise kayınvalide-gelin ilişkileri...
  • Son yıllarda ihanet olaylarına çok sık rastlar olduk değil mi?
    Evet. Çünkü, kadınlar kendi ayakları üzerinde durmaya başladı. Maddi yönden kocalarına bağlı olarak yaşamıyorlar. Televizyonlar sayesinde, “Ben yanlız başıma da çocuğumu büyütürüm” havasına girdiler. Bu kedi yavrusu mu babasız büyüteceksiniz? Bir çocuk kesinlikle anne ve babasıyla büyümeli. Ben, evliliklerin bozulmaması için âdeta sineğin yağını çıkarıyorum. (Gülüyor)
  • Peki bu sınır nereye kadar?
    Bana göre ihanet eden çoğu zaman psikolojik olarak, ruhsal olarak aç, mutsuz... Boşluğa düşüyor ve ihanet ediyor. Bunun yanında çok yemek yemek, çok para harcamak, çok yalan söylemek, depresyona girmek, panik ataklar başlıyor. Bütün bunların hepsini şahıs içindeki boşluğu doldurabilmek adına yapıyor. Ya da karşısına o zamanda çıkan birine bağlanıyor. Örneğin, mutsuz olan bir erkek, “Neden bu kadar üzgünsün. Senin gibi birine hiç yakışmıyor” gibi karısından duymadığı iltifatları duyunca ona yöneliyor. Erkekler de tıpkı kadınlar gibi ilgi ve şefkat bekler.
    Erkeği kadın idare eder
  • Aldatılan kadınlar suçu biraz da kendilerinde mi aramalı?
    Aynen. Bazı kadınlar, “Ben evlendim nasıl olsa, şişmanlasam ne olacak? diyor, sabah kocasını gönderirken pijamayla, akşam karşılarken pijamayla, saç baş dağınık, makyaj yok, parfüm yok. Zaten erkekleri evlenene kadar anneleri, evlendikten sonra eşleri idare eder. Bukalemun gibidirler; Eşleri ne renkse kendileri de o renk olur. Henüz hiçbir erkek bana, “Hayır bu böyle değildir. Burada yanılıyorsunuz” demedi.
  • Evlendikten sonra nedense insanların farklı yönleri ortaya çıkıyor. Bu da hayal kırıklığı yaratıyor...
    Esaslara dikkat etmek gerek. Evlilikte karşılıklı olarak birbirimize saygı göstermezsek, sevgimizi esirgersek devam edemiyor. İki ayrı insanın birbirine uyumu çok zor ama eğer sevgiyle yoğurursanız anlayış ve saygı gösterirseniz başarabilirsiniz. Ayrıca tartışma sırasında son söyleyeceğiniz lafı en başta söylememelisiniz.
    Tartışmalar uzatılmamalı
  • Her evde mutlaka tartışma yaşanır. Bu durumda nasıl hareket edilmeli?
    Kuvvetli ve kuvvetsiz diye bir kişisel hadise var. Bir kere erkekte kuvvet, boy pos, gür ses var. Şimdi kuvvetlinin karşısına geçip o sinirlendiği anda “Ona hiç düşünmeden cevap vermek, hele yeni neslin yaptığı gibi elinde ne varsa fırlatıp atmak” ne işe yarar? Netice kapıya konmakla veya çirkin laflarla sonuçlanır. O anda kadınlar kendini dondurmalı, erkekler bağırıp çağırmaya hazırlanırken, kadın yan odaya geçmeli. Erkek de evin etrafında tur atsın. Temiz hava çok iyi gelir. Orada bağır çağır içini dök! Ama bunu kadın duymayacak, kadın da odada bağırıp çağırıp içini döksün eşi duymadan...
  • Eve döndüğü zaman ne yapacağız?
    Bir süre çok samimi olmadan konuşun. Olay soğuyunca, kadınlar, elinden tutup otursun yanına, mutlaka elin elinde ya da dizinde olsun. Yumuşakça duygularını anlatsın. Yaşanan olay unutulur ama söylenen hakaret unutulmaz.
  • Yuvayı dişi kuş mu yapar?
    Kesinlikle. Kadınlar erkekleri nasıl yönetirse o kadar sınırlarını aşıyor yada kapasitesinin altına düşüyor.
  • Eşimizin ailesiyle birlikte yaşamak durumunda kalınca kayınvalidemizle ilişkimizi nasıl tutmalıyız?
    Kimse evladının istikbalini mahvetmek istemez. Ama aynı evde iki kadın, ana-kız da olsa geçinemez. Çünkü kişilikler ayrıdır. Bir süre sonra arada tatsızlıklar çıkar. Anne kız olunca birbirinizi affedersiniz olur biter. Ama kayınvalideniz sizin anneniz değildir. Siz onun kızı değilsiniz. Siz onun gelinisiniz. Mümkünse aynı evde yaşamasınlar. Hatta aynı apartmanda bile yaşamasınlar. Diyelim ki mecbur kaldınız. Kayınvalideler çocuğunuz yuvasına hiçbir şekilde müdahele etmesin. “Oğluma acıyorum ne yapayım?” diye bir şey yok. Oğluna kesinlikle eşiyle ilgili olumsuz bir eleştiri yapmamalı.


    Parasal problemler ilişkiyi bozmamalı...
  • Hayat şartları gün geçtikçe ağırlaşıyor. Parasal sorunlar boşanmalarla sonuçlanabiliyor. Çok zor bir mücadele değil mi?
    Ben, bundan 3 yıl önce bir inceleme yaptım. Üç tane evli çift üzerinde. Üçünün ortak özellikleri evliliklerinin mutlu olmasıydı. Dikkatimi en çok çeken özellik, para konusunda “Bizim paramız” demeleriydi. Bizim paramız dendiği zaman sorun yok. “Benim param” ya da “Senin paran” gibi laflar asla söylenmemeli. Bunlar kadına yapılan çok büyük saygısızlık.
  • Erkeğe yapılan saygısızlıklar neler peki?
    Erkeğe de yapılan yanlışlar var tabii... “Bunu benim babam aldı. Sen karışamazsın” gibi. Bir de erkeğin işi yok , kadının işi daha iyiyse ya da kadın, erkekten daha çok para kazanıyorsa kıyamet kopuyor. Bakın, soyadı biz, çocuklar biz, yatak biz ama para ben, sen... Olmaz! Kısacası, evlilik gemisinin kaptanı kadındır. O gemiyi nasıl kullanırsa gemi o kadar yol alır!l

    Lale BAKINDI


  • Yorum Yaz